Als miyim?
Bu yazıyı okuyacak olanlar kelimenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordur ancak ben yine de bir tanım yazayım. ALS’nin açılımı “Amyotrofik lateral skleroz” ya da bilindik uzun adıyla “Motor Nöron hastalığı”. Tedavisi olmayan bu hastalıkta kasları kontrol eden motor sinir hücreleri yavaş ama geri dönülemez şekilde ölüyor ve sonucunda kasların işlevsiz kalmasına, erimesine yol açarak hastayı yatalak ediyor. Kollar, bacaklar ve gövde kaslarının işlevsiz kalmasından öte yutkunma ve solunum kasları etkilenmeye başlayınca hastalık ölümcül hale geliyor. Bu duruma gelen hastaların yapay solunum desteği alması gerekiyor. Görülme sıklığı 100 bin kişide 1-1.5 olan hastalık için hayatta kalma oranı ortalama 3-5 yıl arasındadır. Yapay solunum desteği sorunsuz sağlanabilen hastalar uzun yıllar yaşayabilmektedir. Bu hastalığa sahip en ünlü kişi fizikçi Stephen Hawking’dir ve 50 yıldır bu hastalıkla yaşamaya devam etmektedir. Konuyla ilgili daha geniş bilgi için:
Tarih 2010 ağustosunu gösterirken güzel bir tatilden dönmüştük. Her şey yolundaydı. Bir gün bacağımda bir gariplik hissettim. Sağ baldırım seğiriyordu. O zamanlar kendimi (vücudumu) dinleyen birisi olduğum için tüm dikkatim de bacağıma yönelmişti. Ertesi gün de seğirme geçmeyince hayatımın en büyük hatalarından birini yaptım ve dr.google’a (bildiğimiz google arama motoru) “seğirme” kelimesini yazdım. Ta taaa.. “ALS belirtisi” . Birisi bana “o kelime hayatının dönüm noktası olacak” deseydi ne de güzel gülerdim. Altı üstü bir arama eylemiydi değil mi? Değilmiş..
Seğirme kelimesi beni ALS belirtilerine çıkarınca ALS’nin okuduğum diğer belirtileri de vücudumda ortaya çıkmaya başladı. Örneğin “ALS hastaları sık esner” gibi bir belirtinin ertesi gününde 30 defa esniyordum. Ya da ALS hastalarının bacakları, ayakları soğuk olur yazıyorsa benim de öyle oluyordu. Ya da ne bileyim kulak çınlaması, kolay irkilme.. Bunların hepsi bende vardı. O halde als olmalıydım. Hiç unutmadığım bir an var ki o da seğirme tiplerini araştırdığım gündü. Doğru ya da yanlış hâla bilmiyorum ancak okuduğumda ALS seğirmelerinin “pop” denilecek abartılı seğirmelerden çok gözle görülmeyecek ya da çok az farkedilecek “solucan hareketi” şeklinde olduğunu öğrenmiştim. Bilin bakalım ne oldu? Ertesi güne bu tip seğirmelerle uyandım.
Araştırmalarımda ilk durağım ALS-MNH derneği oldu. İlk olarak sadece okuyarak geçirdiğim günlerden sonra bir konu açmaya karar verdim. 2 Eylül 2010 tarihinde Anksiyete / Hipokondriyazis / ALS başlıklı bir konu açtım. Şu an forumun en populer başlıklarından bir tanesi. Bunun sebebi de Türkiye’de ve dünyada azımsanmayacak kadar çok kişi als olduğundan şüpheleniyor. Hastalığın ilerleyiş şekli dehşeti artırıyor. Kanser, kalp krizi gibi hastalıklar ALS’nin yanında biraz daha düşük vahamete sahip. Açtığım bu konudan şahsımı bulan pek çok insan oldu. Arkadaş olduklarım oldu. Gerçekten yardıma muhtaç halde oluyor insan ve onların yaşadıklarını daha önce yaşadığım için tamamen empatik bir şekilde yaklaşabiliyorum.
Als olduğum düşüncesi artık kafamda net olarak oturmaya başlamıştı. Bir anlamda kaderimi kabullenir pozisyondaydım. Bu süreçte özellikle yabancı sayfalarda belirtileri, teşhis metodlarını ve tedavileri çok araştırdım. Hani bir nörolog olmak istesem konu hakkında bu kadar araştırma yapmazdım. Normal yaşamımda çalışkan bir insan değilimdir. 6 Eylül 2010’da Medhelp sayfalarında What is my disease? başlıklı sorum 7 Eylül 2010 tarihinde aynı şekilde patients like me adlı sitenin forum bölümüne Tipacow adlı kullanıcı tarafından eklendi (özel mesaj ile sormuştu). 19 Eylül 2010 tarihinde ise ALS/MND forumlarında Terrible hypochondria or what? başlıklı bir konu açtım.
2 Eylül – 19 Eylül arasında 4 farklı sitede açtığım konular yaşadığım dehşetin adeta birer kanıtı. Bir an önce bir cevap istiyordum. Evet ya da hayır. Ama kimse doktor değildi ve kimse monitörün arkasından teşhis koyamazdı.
2010 Eylül ayında 5 farklı nöroloğa gidip 2 defa EMG çekildim. Aldığım teşhisler Hipokondri, anksiyete -ki öncesinde 2 yıl anksiyete ve panik atak ile uğraşmıştım- , B12 vitamin eksikliği ve magnezyum eksiliği oldu. B12 için 5 iğne, anksiyete için cymbalta ve magnezyum için de suda eriyen tablet kullandım. Hiç biri işe yaramadı. Çünkü asıl tedavi yolu kimyasal değil zihinseldi..
EMG sonuçlarımın ikisi de temizdi, tomografi, kan testleri bir sürü test test test.. Hepsi normaldi. Tam rahatlayacaktım ki bir şey oldu. İkinci kez çekildiğim EMG’de işlemi yapan kişi bacağımın bir noktasında problem farketti. Fakat aynı noktayı ikinci kontrolünde bu sorunu göremedi. Emg’de belirli vücut kaslarına ince bir iğne sokularak kasların aktiviteleri izleniyor (Karnımdan ve çenemden bile iğne soktular). Tüm sonuçlar normalken o tek belli belirsiz nokta ALS’ye tekrar tutunmama sebep oldu. Neden sorun çıkmıştı? Neden ilkinde vardı ve ikincisinde yoktu? Belki aynı noktaya sokmamıştı.. İğneyi..
Bu sürecin ardından derin bir depresyona girdim. Yaklaşık 1 sene boyunca hiç ama hiç bir şey beni mutlu etmiyordu. Tam 1 senemi bu kaygıya harcadım. Bu süreçte tabi araştırmayı da bırakmıyordum. Süreç, alsyi dışlamaya dönüyordu. BFS’yi (Benign Fasciculation syndrome) araştırmaya başladım. Aboutbfs adında bir forum buldum ve orada yazılanları okudum. Bu dönemde kişi belirtilerini normalleştirmeye çalışıyor.. Ancak bu, ALS’yi yeterince benimseyince oluşuyor. Yani olmadığınız bu hastalığı varmış gibi kabul edip ona göre yaşayınca.. Teşhis almasanız bile..
2011 yılında araştırmayı bırakmaya karar verdim. Çünkü farkettim ki araştırdıkça daha kötü oluyorum. Tamamen bırakmadım. ALS-MNH derneğinin forum sitesini takip etmeye devam ettim. Patientslikeme’de sahip olduğunuz hastalığın gidişatını takip edebildiğiniz bir sistem yapmışlar. Orada da bilgilerimi güncellemeye devam ettim. Ve sonunda farkettim ki belirtiler değişse de hastalıkta herhangi bir ilerleme yok. Araştırmayı iyice azaltınca normal yaşama dönmeye başladım. Kaygım, ciddi düzeyde azaldı. Belirtilerin bacağımdaki seğirme dışında hepsi yok oldu (Bacağım bugün bile seğiriyor). 2012 yılında ise tamamen normale döndüm. Olmayan bir hastalıkla varmış gibi 1.5 yıl geçirdim.. Buna tıp dilinde hipokondri ya da çağa uygun olarak siberkondri deniyor.
Uzun ve yorucu bir hikayeydi benimkisi. Aslında anlatılacak daha çok şey vardır ama ben bu yazıyı başka sebeplerle yazdım. Eminim benim yaşadığım şeylerin henüz başında olan bir çok insan var. Ve onlara tavsiyelerim olacak. Madde madde yazacağım ki kolay okunabilsin..
- Kaygılısın, korkuyorsun. “Önümde yaşayacağım daha uzun yıllar varken nerden çıktı bu illet?” diyorsun. Korkma, bu sayfayı okuyan yüz bininci kişi değilsen ALS değilsin.
- İlk yapman gereken doktora gitmek. Gerekirse EMG için ısrar etmektir (Benim ilk doktorum EMG çekmemekte ısrar etmişti). ALS teşhisi klinik muayene ve EMG ile koyulur. Doktorun sana ALS değilsin dediyse ona inan. Gerçekten inan. Belki görememiştir deme. Düşün. Yüz binde bir kişide görülen hastalığı doktorunun kaçırma olasılığı yok. Kaçırdıysa bence sevin çünkü çok talihli bir insansın. Şaka. Doktoruna inan. O doğruyu söylüyor. İlk gittiğim doktorum bana hipokondri demişti. Ondan sonra 4 doktora daha gittim. Sonucu biliyorsun.
- Doktora gittikten sonra yapman gereken ikinci şey araştırmayı bırakmak. Tamamen bırakmak. Hiç bir şekilde ne google, ne başka bir sitede yaşadığın belirtileri araştırma. Çünkü hangi belirtiyle karşılaşırsan bir süre sonra o belirtiyi yaşayacaksın.
- Seğirme ALS’nin ayırt edici belirtisi değildir ve seğirmelerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Hatta okuduğum sitelerde birisi “vücudun otomatik masaj sistemi” şeklinde esprisini yapmıştı. Boşver seğirsin bacağın kolun. Hala yürüyebiliyorsun, yiyebiliyorsun.
- Vücudunu dinlemeyi bırak. Bunun bir sonu yok. Vücudun çalışma şeklini görsen nasıl yaşadığına inanamazsın. Bırak o işini yapsın
- Eminim yukarıda saydığım maddeler sende yeterince işe yaramayacaktır. Doktorunu dinlemeyeceksin, araştırmayı bırakmayacaksın ve vücudunu dinlemeye devam edeceksin. O zaman araştırdığım testlerden bazılarını söyleyeyim. Kavanoz açmak, anahtar çevirmek, araba sürmek, yerden bir cisim kaldırmak, tek ayağının üzerinde durmak.. Bunlardan herhangi birini yapıyorsan ALS değilsin.
- Hayatına devam et. Çünkü ALS bile olsan yapacak bir şey yok. Ne kadar kaliteli zaman geçirirsen, senin için o kadar iyi
Kafanızdaki sorulara cevap bulmak isterseniz yorum bölümü açıktır. Sağlıklı, alssiz günler..
21/04/2014 tarihli ekleme: Als korkusu yaşadığım yıllarda okuduğum bir yazı dizisi bana çok yardımcı olmuştu. İngilizcesi olan arkadaşlara muhakkak tavsiye ederim:
Muscle Twitching: Is it ALS or Anxiety or BFS? Best Information for Terrified People
Not: Yukarıdaki bağlantı içerisinde verilen bağlantılarda hata var. Oradaki bağlantılara ulaşmak için: 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Güncelleme: Maalesef yukarıdaki linkler ölmüş. Bunun yerine bulduğum başka benzer bağlantılar:
Twitching Muscles: Great Foot Drop Strength Tests
Muscle Twitching in Fingers? ALS Fear? Strength Tests

Sumeyye’cim okudum senin yazdiklarini,seyirme ciddi gucsuzlugun yoksa korkulacak bisey degil ,yani endiselenme iyi olacak
Oyle deme cnm ya doktor sonucta kacrmazdi oyle bisey olsaydi rahat ol :)
Insallah canim.ama yine gidicem baska doktora ikisi ayni seyi derse ikna olucam)
Ya bnde gucsuzluk nasl bisey onu anlayamiyorm yani merdiven cikamamak gibimi
Evet cikamamak ya da cikarken cok zorlanmak
Hee oyle bi skntim yok ama bi gucsuzluk hissi var gbi aman anlayamadm ya bnde emg temz cikarsa pskolojk destek almayi dusunuyorum yoksa kafayi yicm :))
Gucsuzluk hissi korkudan ,endiseden oluyor.burda yazan her kesde oluyor:) o yuzden korkma biseyin yok,zaten emg temiz olduktan sonra hem bakacaksin belirtilerinde geciyor,psikologa ihtiyac bile duymayacaksin)
Aydan daha als olamadan kanser ettin beni:)
:))naptimki?)
Senaryo yazıp beynini hırpalamakta üstüne yok:) als yi falan gectim sen bi 2 3 sene bu korkuyu zaten atlatamazsın bi kere o emg yi çektirmicektin hadi onu geçtik sen iş hayatına giricen evlenicen bebek sahibi olucan o kadar şüphecisin ki tüm bu söylediklerimle ilgili önemli kararları verirken hata yapmaman elde diil yaşayacagın herseyi son 10 seneme bakıp adım gibi biliyorum tabi psikolojik tedavini dogru düzgün almaz isen benden sana bi akıl:)
Haklisin Cengiz abi saglikli dusunemiyorum.zaten als olmasam bile bu kafayla dogru duzgun yasayamam biliyorum ,farkindayim.su an bile okul hayatim al ust durumda,okumuyorum ,eglenmiyorum:( ben 2 bucuk aydir hic yasamdim diye bilirim.ben yokum yani :)) ama inan abi,hayatimda ilk kez haksiz cikmak icin herseyi yaparim.ikinci emg temiz cikarsa ,psikolojik tedavi alicam soz)
Ama bu kadar belirtilerle als olmasam gercekten cok sasiririm
Arkadaslar bu ALS deki gucsuzluk bi gun var bigun olmayabiliyomu yani bigun gucsuzum bigun rahat cikiyorm merdiven filan
sumeyye öyle nöron yok birgün war birgün yok diye nöronlar öldümü geri dönüsü yok
Yazıyı okurken resmen kendimi buldum. Yazıyı yazan arkadaşa teşekkür ediyorum. Ben de 3-4 ay o korkuyla gezdim nörolojik muayenelerden geçtim EMG çekildi elektrik iğne vs. Temiz çıktı sonuçlar aşırı stres ve boyun fitigindan kaynaklandığını söyledi doktor, daha sonra icim rahat etmedi en son psikiyatri falan derken panik bozukluk, anksiyete, depresyon teşhisi konuldu. 2 yıla yakın misol 100 mg tablet ile tedavi gördüm duzeldim yeniden doğdum. 2015 haziraninda ilaçları biraktirdi doktorum. Herşey iyi güzeldi ta ki düne kadar bacagimdaki bir ağrı beni yine bu illeti araştırmaya itti. O kadar çaresiz hissediyorum ki yutkunamiyorum (bunu da hastalığın belirtisi sanıyorum) yemek yiyemiyorum, ailemle sohbet edemiyorum. Yaşım henüz 24 ve cok korkuyorum. Kafamdan silip atamiyorum bu düşünceleri.
Bera, yarın sabah Misol 100 veys eşdeğeri lustral 100 special al. Bu siteyide unut.
Özgür biz sanırım yanlış yerdeyiz. Ciddi belirti yaşayan ikimiz kaldık. Ne yapsak ki:)
Aydan seğirme ve güçsüzlüğünden önce yaşadığın ve seni yıpratan olayı hatırla. İşte herşeyin sebebi bu.
Semih abi,mutsuz degildim hayalim vardi bunun icin calisiyordum ama surekli biseyler oluyordu ,cok korkuyordum sevdiklerim olucek diye dusunuyordum bir yerlerinde agri oldugu anda arasdiriyordum. bisey var ben hastalikla 2014un aralik ayinda tanisdim,sol elimin serce ve yuzuk parmaginda uyusma karincalanma vardi 1 hafta surdu gecdi sonra.ama als korkusunu onda yasadim 1 hafta.) sonra nisan ayinda kardesimde seyirmeler,ellerinde titreme vardi bana soyledi ama hic ciddiye almiyordu.(simdi bile var ama takilmiyor isinde gucunde)o gun als arasdirmalarina basladim,yaz aylari benim gunlerim bu hastaligi arasdirmakla gecti diye bilirim ve 31 agustos ilk belirtini yasadim.yani demem o ki,hastaligi o kadar iyi taniyordum ki bazi seyleri arasdirmaga gerek bile duymadim diye bilirim(
Semih bu hastalık Allah korusun çıkarsa ikimizden birinde olacak…ne yazıkki dostum bu sabah merdiven çıkarken sağ ayağımın uzerinde yukselemedim bir sn sert bir krampla..adeta ani gelen ve 3 sn süren bir klinik güçsüzlük yaşadım….hayırlısı diycemde pek hayır degil dostum…burda 2 tık tık seğiren hemen yandım Allah diyor:))) sadece seğirmek için neler vermezdim :))
Dayan Özgür dayan şurda bahara ne kaldı:(
Bahara bende kas falan kalmaz dostum…
Arkadaslar Merhaba. Bende de aynı sorun var 1 haftadir. Anksiyete bozukluğu var zaten ama bunun ondan kaynaklandığını düşünmüyorum. Bacak ve kollarda güçsüzlük ve yorgunluk var.ayrıca segirmeler de var biraz nette arastirinca da als ile karşılaştım. Ankarada Prof ihsan ertenli ye muayene oldum Hacettepe uni de.bazı tetkikler yaptı kas ve romatizma ile ilgili ama temiz çıktı.beyin boyun ve bacak kasları için bacaktan ilacli mr çektirdi. Bir tek emg kaldı onun için de zamanım yok.zonguldakta çalışıyorum kamu kurumunda izin filan sıkıntı oluyor yeni atandigim için .ne yapmam lazım yardım edin bana da :)
Özgür kardeşim eyvallah zaten dün gece aldım ilacı fakat şu segirmeler ve sağ baldirimdaki arada oluşan ağrı beni rahat bırakmıyor.
Aydan sen denge kaybindan bahsetmistin nasil oluyor o.2 gundur yururken sag veya sola bakip,tekrar onume dondugumde basim hafif donuyor.Arabada giderken fren yaptigimda falanda oluyor.Vertio olabilirmi acaba dedim ama bas agrisi falan olmuyor.Boyun kireclenmeside olabilir belkide boynumda cok agriyor
Bende belirgin bir denge kaybi yok simdi ama EEG testinde cikmis.denge beyin sapi ile ilgili bir durum ister als olsun,ister vertigo olsun hepsi beyin sapi ile ilgili.alsde denge kaybi hafif bas donmesi yapmaz, yururken dusersin,bir ayaginin ustunde duramazsin.yani vucudunun dengesini kontrol edemezsin o yuzden rahat ol,muhtemelen acliktan ya da stresden falan olmus.
Arkadaşlar als ile ilgili ekşi Sözlükte mantıklı bir yazı buldum sizinle paylaşmak istedim buyrun;
en önemli belirtisi klinik güçsüzlük olan hastalık.
bunu anksiyete, yorgunluk ya da benzeri sebeplerle elinizin tutmaması vs ile karıştırmamak lazım. klinik güçsüzlük bariz ve nettir. örneğin als uzuvlarda başladıysa, başlayan yere bağlı olarak baş ve işaret parmağıyla kitap tutup kaldıramazlar, ya da ayaktayken parmak ucunda duramazlar, topukları üzerinde yürüyemezler. “elin tutumaması” , “yürürken ayakların güçsüz hissetmesi” vs gibi tepkiler, adrenalin’in fazla üretilmesi sebebiyle olur. bunun da sebebi anksiyete bozukluğu ve strestir çoğu zaman.
burada ayırıcı nokta: güçsüzlüğün sebebi kas eksikliği ya da erimesi değildir. motor hastalık olduğu için, önce uzvu hareket ettiren sinirler ölür, parmak hareket edememeye başlar, sonra kas erimesi – atrofi – başlar. yani kas olmadığı için güçsüz olmaz hasta, motor hareketi yapamadığı için var olan kas zamanla erir. ama tutamama vs gibi semptomlar kas erimesinden önce baş gösterir.
yani siz acaip güçsüz çelimsiz vs olabilirsiniz ama bu klinik güçsüzlükle alakasız bir durumdur.
anksiyeteye bağlı tepkiler als ile benzerlik gösterdiği için internet forumlarında sürüyle “als mi oldum??” diye soran insan vardır.
als’yle benzeyen fiziksel tepkiler çoğunlukla psikosomatiktir. örneğin seğirmeler.
seğirmeler (fasikülasyon) eğer als’ye bağlıysa, seğirme lokal bir yerde başlar. ancak seğirmeler başlamadan önce zaten klinik güçsüzlük, hareket zorluğu, akabinde atrofi gelmiştir bile. yani normal çalışan bir elde ya da ayakta seğirmelerin als ile ilgisi yoktur. bu seğirmelere benign fasciculation syndrom yani iyi huylu seğirme sendromu adı verilir.
als’ye bağlı seğirmeler çoğu zaman hasta tarafından farkedilmez, çok ufak kaslarda olan ancak özel bir ışıkla görülebilen hareketlerdir. normal kas seğirmesini deri üzerinden görebilirsiniz. hatta dar bir kot pantolondan bile farkedilebilir seğirmeler.
dinlenirken (hareketsizken) baldırlarınızda, kollarınızda, ellerinizde vs seğirmeler oluyorsa, bu seğirmeler kasları hareket ettirdikten sonra bir süre (kısa bir süre bile olsa) duruyorsa, ve lokalize değilse (yani şimdi baldırda var, 15 dk sonra boyunda, 30 dk sonra kolda gibi) endişelenmek gereksizdir. muhtemelen yorgunluk, elektrolik eksikliği (powerade ya da gatorade, ya da hiç olmadı limonlu tuzlu su için mesela geçer), ve stresten kaynaklanıyordur.
stres, cidden önemli psikosomatik tepkiler yaratır. ellerde ayaklarda uyuşma, kafa üstünde uyuşmalar karıncalanmalar, seğirmeler, boğazda düğümlenme hissi, yutkunma zorluğu, konuşurken sesin yeterince zaman zaman volumlü çıkmaması vs. gibi als’yi akla getiren tepkilerin tamamı anksiyete bozukluğuna atfedilebilir.
elbette google’da bu semptomları aratıp ilk 2-3 sırada als bilgisi veren sitelere denk gelince, anksiyete bildiğiniz korkuya dönüşür. als’nin zor teşhis edilebilen bir hastalık olması da (als teşhisi için temiz olmayan * testi, klinik güçsüzlük ve başka hiç bir sebebe atfedilemeyen, giderek kötüleşen motor beceri kaybının 3ünün birden var olması gerekir) korkuları artırır.
als gibi hastalıklar “gidip gelen” türden semptomlara sahip değildir. bir kere başlar ve giderek kötüleşir. bir gün elinizden bardak düşürdünüz, ama ertesi gün marketten dönerken torba taşıyabildiyseniz als ile ilginiz yok demektir.
son olarak als’nin başlangıç semptomlarından birisi çok nadir görünen bir als türüdür – onun da ismi bulbar onset. bu versiyonda eller ve kollar değil, dil ve boğazda başlıyor hastalık. burada her şeyden önce ciddi bir yutma problemi (yemek yerken yutamama, yiyeceğin boğazda kalması), konuşma problemi (cidden anlaşılamayacak kadar konuşamama) ve dilin fiziksel olarak küçülmesi ve hareket edememesi durumu görülür.
biraz zor yutkunuyor olmanız stres, anksiyete, üst solunum yolu hastalıkları, ağız çevresinde olabilecek diğer hastalıklardan kaynaklı olabilir. ama 99% stres kaynaklı bir yutkunma zorluğu yaşamaktasınız. eğer gün içerisinde biraz bile dikkatiniz yutkunma güçlüğünüzden uzaklaşabiliyorsa (işle uğraşırken konuşurken tv izlerken vs) als’den korkmanız gereksizdir.
als hastası olmaktan korkuyorsanız bir nörolog’a giderek standart klinik güçsüzlük testlerini ve içinizin rahat olması için bir de emg testini rica edin.
bu arada emg testi sadece als hastalığında “kötü” çıkmaz. emg’nin temiz çıkmayacağı sürüyle başka hastalık mevcuttur.
als sadece ve sadece diğer tüm olasılıklar elendikten sonra geriye kalan seçenektir.
als olma ihtimaliniz sayısalı tutturma ihtimalinizden daha düşüktür.
anksiyete ve stres, bilinçli olarak farkında olmayabileceğiniz bir yük oluşturuyor olabilir vücudunuza. bunun en iyi çözümü de objektif bir 3. kişiyle konuşmaktır. eş dost akraba vs değil, eğitimli bir psikolog’la görüşmenizde sonsuz fayda vardır. size asla aklınıza gelmeyebilecek bir sebep söyleyerek stresinizin muhtemel kaynağını ortaya çıkarmakta yardımcı olabilir.
benign fasciculation syndrom yani selim fasikülasyonlarla ilgili uzun süreli (30 yıl kadar) bir mayo klinik çalışması: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8215252
özetle uzun dönemde fasikülasyonlar kötü bir hastalığa dönüşmemiş.
bir de google’da semptom aratmaktan vaz geçin. basit bir geniz akıntısının als’ye bağlı salya akması ile karıştırılması çok kolaydır, stresinize stres katar, psikosomatik semptomlarınızı artırır.
Ya benm bu gozlerim neden seyiriyo cok sinir oldm yaaaaaaaaaaa
Ben şunu şuraya bırakıp gideyim :)
https://www.bobiler.org/monte/googledan-sifa-aramak–180040
ne bu oziloz ben anlamadım ??
ALS de seyirmeler azalirmi
Kas eridiğinde azalır.